Bugun...


Hakan DİRİCANLI

facebook-paylas
HASET VE KÖTÜLÜĞÜ
Tarih: 01-07-2017 17:50:00 Güncelleme: 01-07-2017 17:50:00


Kıymetli okurlar; Geçtiğimiz günlerde gıybet ve kötülüğünden sizlere bahsetmiştik,Sizlere Gıybetin devamı olarak hatta ondanda önce gelen ve dilimize dökülen sözlerin gıybet olmasına sürükleyen HASET’ten bahsetmek isterim.

İnsandan bulunan manevi ve güçlü bir hastalıktır; Ve bir an önce tedavisine başlanılması gerekir.

Haset; ‘Çekememezlik’ kötü bir şekilde kıskançlık manalarına gelir.

Bir ahlak terimi olarak ise kişinin, başkalarının sahip bulunduğu maddi ve manevi imkanlarının elinden çıkması veya o imkanların kendisine geçmesini istemesi anlamını taşır. Bunu yapan ve insanlara benzeri davranışlar sergileyen kişi ‘haset’ yapmış oluyor.

Haset gerçekten ciddi bir hastalıktır Kur’an-ı Kerimde de Allah Teala direk lafız olarak zikrediyor ve bizleri bu hastalığı taşıyan insanlardan korunalım diye uyarıyor

Felak süresinde Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

De ki: ’’Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım.’’

Evet Allah Teala hasetçinin şerrinden kendisine sığınmamızı bu şekilde tavsiye buyuruyor.

Onun için ‘Din nasihattır’ bu hastalığa yakalanmış olan kişileri gördüğümüz zaman uyarmamız ve uyarıda kar etmiyorsa Allah için ondan uzaklaşmamız gerekmektedir.Bu hastalık bizde de var ise bundan kurtulmanın yollarını aramamız gerekir.

Dünya imtihan dünyasıdır. Kimi zenginliğiyle, kimi de fakirliği ile imtihana tabii tutulmaktadır.

Bazı kimseler sıradan bir insanın ömür boyu çalışıpta elde ettiği parayı, malı, mülkü bir gün içerisinde veya bir saat içerisinde elde edebilir.Ve yine bir diğer aile kuru soğan ve ekmek yerken diğer kimseler kebaplarla doyabilir.Bu Allah Teala’nın kimisine verdiği Adalet, kimisine de verdiği bir Rahmet’tir.

Bu sebeple bize verilmeyenler için ah etmek veya bizden başkasına bize verilenlerden daha çok verilmesinden dolayı ‘Haset’ etmek yerine imtihan olarak bize verilenlerle yetinmeye çalışmak bize fayda verecektir. Hiçbir zaman iki yakam bir araya gelmiyor diye veya yetmiyor artık hayat çok pahalı demekle paramız çoğalmaz.

Ancak kanaat ederek her halimize şükreder isek beterinde beteri var dersek o zaman Allah Teala bizlere bereket ihsan edecektir inşallah. Ama bir yandan da hiçbir zaman çalışmayı da bırakmamamız gerekiyor, Çünkü Allah Teala ‘’İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.’’ buyuruyor.

Hads-i şeriflere baktığımız zamanda Efendimiz (s.a.v) de, kanaaat edenin ve haset etmeyenin kurtuluşa ereceğini, mü’min olan bir kimseyle haset’in yan yana bulunmayacağını ve hasedin bütün iyilikleri bitirdiğini bildirmiştir;

‘’Haset etmekten sakının. Zira, ateşin odunu (veya otları) yaktığı gibi haset de iyilikleri yer bitirir.’’

‘’Bir kulun kalbinde imanla haset bir arada olmaz.’’

‘’Yalnız şu iki kişiye haset (gıpta) edilir. Allah tarafından kendisine verilen serveti Hak yolundan harcayan kimse, diğeri de Allah’ın verdiği ilimle amel edip bu ilmi başkalarına öğreten kimse .’’

Evet bu şekilde gördüğünüz gibi Efendimiz’in (s.a.v) uyarıları mevcuttur,Hem Haset etmenin kötülüğünehemde kimlere haset edilebilir (gıpta) edilebilir onlara rehberimiz peygamberimiz açıklamıştır.

                                                                                                                  Selam ve Dua ile…





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
GAZETEMİZ

nöbetçi eczaneler
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI