Bugun...


Yaren Ünsüz

facebook-paylas
Bir avuç dua…
Tarih: 29-01-2019 14:12:00 Güncelleme: 29-01-2019 14:12:00


Sen her an yanımdasın, bana şah damarımdan daha da yakınsın. Ya Rabbi tut ellerimden, kaldır düştüğüm yerden. Kaldır ki senin yolunda adım atayım, insanlara seni anlatayım. Aşkınla boyanıp varlığınla teselli bulayım.

 

Rahmetiyle ömrümü ve gönlümü kuşatan yarim, benim canım Rabbim. Aslında ben günahlarımla lütfünü hiç hak etmedim, fakat sen Rahim sıfatınla bana merhamet ettin. Şefkatinle aşk yolunu lütfettin. O yüce kelamında hep diyorsun ya “Allah Rauf’tur, sizi çok sevmektedir. Rahim’dir, kullarına karşı daima şefkatli ve merhametlidir.” diye… Okudukça utanıyorum kendimden. Meğer sana ne çok haksızlık etmişim ben.

 

Gönlümü aşkla yumuşatan Rabbim, nasıl da katılaşmıştı kalbim, hakikate kördü gözlerim, sağırdı yüreğim. Yaşadığımı zannediyordum ya, rüyadan ibaretmiş ömür dediğim. Geçmişi rehber kıldım yoluma, günahlarımı öğretmen saydım imtihanıma… Tek tek ezber ettim ki bir daha aynı bataklığa düşmeyeyim.

 

Hz. Musa gibi yalvarıyorum sana “Rabbim, doğrusu bana indireceğin her hayra (lütfuna) muhtacım.” Hz. İbrahim gibi güveniyorum yüce zatına “Allah bana yeter, O ne güzel vekildir.” Sen yardım et bu aciz kuluna.

 

Çaresizlerin çaresi efendim, kainatı aşkla yaratan Rabbim. Sensin benim sahibim, efendim, biricik sevdiğim. Beni en çok sen sevdin. Gönlüme sevgini lütfedip bana seni sevmeyi öğrettin, şimdi ben sana nasıl şükredeyim? Bir ömür secdeden kalkmasa yüreğim, tek bir gözümün şükrünü hakkıyla eda edebilir miyim?

 

Sözlerin en güzeli sen iken, seni anlatmaya yeter mi benim aciz kalemim? Harflerin manası, kainatın boyası, güneşin sıcağı, ayın parıltısı, yağmurun bereketi hep sensin. Kainat hece hece sen diye dökülürken yüreğime ben seni sana nasıl tarif edeyim? Sen ne güzel söylemişsin yüce kitabında “Ağaçlar kalem denizler mürekkep olsa yetmez Rabbin kelamını anlatmaya” (Lokman 27)

 

Sen benim Rabbim, en kıymetlim, hem korkum hem ümidim. Günahlara bata çıka heba edilmiş bir ömürle söyle senden başka kime gideyim? Tövbe kapısını açık tutan, kulum diyerek merhametle sarılan ve hiç yalnız bırakmayan, senden başka var mı Yaradan? Kulların putlara tapmış. Kimi putunu paradan yapmış, kimi insandan, kimiyse çamurdan… Yıllar geçmiş lakin insanlar hep aynı hamurdan…

 

Ey merhametliler merhametlisi Rabbim, ben affetmeyi senden öğrendim. Canımı yakan, ahımı alan, hakkımı çalan, gıybetimi yapan kim varsa senin rızan için affettim ve affedilmek ümidiyle tövbe kapına geldim. Yeter ki sen beni, sonsuz şefkatinle o dehşetli mahşer gününde senden başka kimselere muhtaç eyleme…

 

Ah Rabbim! Ne de güzel ellerim var benim. Bugün baktım da üzerindeki tüyleri bile sevdim. Sana kul olsun bu eller benimle beraber. Öyle kul olsunlar ki kıyamet günü senin divanında dile gelip beni sana güzel anlatsınlar. Razı olsunlar, ait olsunlar, kusurlarıyla var olup hep semaya açılsınlar. Merhametinle yeniden can bulsunlar.

 

Noksan nazarla bakınca incecik tüyler bile diken gibi batar insanın ruhuna… Oysa kıl bile güzeldir Hak nazarıyla bakana… Ne de güzel söyler aşık Yunus “Elif okudum ötürü, pazar eyledik götürü, yaratılanı hoş gördük, Yaradan’dan ötürü.”

 

Seni yazmaktan aciz kalemim, ne kadar anlatsam da bitmiyor cümlelerim. İlham lütfeden sen, bereketini nasip eden yine sen… Ey merhametliler merhametlisi Rabbim tut ellerimden, kaldır düştüğüm yerden. Sen kaldır ki seninle can bulayım, seni seninle daha çok yaşıyayım, seni daha çok anlatıp, seninle var olayım. Lakin nafile, bir avuç dua yeter mi seni anlatmaya bu aciz kuluna...





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
GAZETEMİZ

nöbetçi eczaneler
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI