Bugun...
Bizi izleyin:


YUSUF KIZIL


Facebookta Paylaş









ONU YEME, BUNU YEME!
Tarih: 02-03-2017 09:02:00 Güncelleme: 02-03-2017 09:02:00


  Hemen hergün çeşitli kanallarda, genellikle kadın programlarında yer alan diyet veya rejim nasıl yapılır şeklinde uzmanları dinleriz.

     Kimi uzman diyet uzmanıdır. Kimi bitkilerle yapılan zayıflama kürleri sunumu yapan Dr. Veya Fitoterapi uzmanları masa üzerinde çeşitli bitkilerin nasıl ve ne için kullanılacağını sizlere öğütlerler. Ancak hemen eklerler, sakın bu bitkileri üçlüleri miktarı dışında kullanmayınız veya Dr. Başvurarak ondan detaylı bilgi alınız şeklinde uyarılar yaparlar.

     Asırlar boyu türlü hastalıklarda kullanılan ve halen de kullanılmakta olan bitkilerin hangisi zehirli, hangisinin yan etkileri var bu konuda hemen hemen hiçbirimiz bilememekteyiz. Her zaman uzman bulupta bu konuda bilgi almamız da imkansız gibi. Buna karşın bazı Fitoterapi uzmanları; Prof. Dr. Ahmet Maranki, Dr. Adil Asımgil  gibi uzmanlar bitkiler ile ilgili kitaplar yayınlayarak bitkilerin nasıl ve hangi hastalıklarda, hangi bitkinin diyet olarak kullanılacağını açıkça kitaplarında yazmaktadır.

     TV programlarında da bu konulara yer veriliyor. Alternatif Tıp olarak adlandırılan bitki ile tedavi giderek yaygınlaşmakta, beraberinde yanlış kullanım ve bitkinin zararlı mı? Zararsız mı? Olduğunu anlamadan kafamıza göre kullandığımızda ortaya hiçte hoş olmayan bir tablo çıkar. Bitki kullanıma önem veren insanlarımıza benim önerim; mutlaka Fitoterapistlerin (Şifalı bitkiler) içerikli kitapları edinmeleri, bu tedaviyi bilinçli olarak uygulamalarıdır.

     Gelelim Diyetisyen uzmanların önerilerine: Yine TV programlarında sağlıklı yaşam nasıl olmalı sorusuna uzmanların tavsiyelerine: Kırmızı eti fazla tüketmeyin! Hele hele yağlı eti hiç düşünmeyin! Bir başka Uzman; üç beyaz yetmez, buna doymamış yağları, kırmızı etleri ve fazla yumurta yemeyi de eklememiz gerekir diyenlere karşılık, doğallığı ve bilgisine saygı ile eğildiğim Beslenme Uzmanı sayın Pro. Dr. Canan Karatay’ın yaklaşımı ise hem çok farklı, hemde çok mantıklı. O, “Herşeyi yiyebilirsiniz bunda hiçbir problem yok. Ama yediklerinizi yakmadığınız süre içinde, şu yada bu gıda maddesi değil, hepsi insan için zararlıdır.”

     Şimdi ben sizlere soruyorum: Bir çoğumuz çiftçi, bir çoğumuz işçi ve bir çoğumuz yemeklerimizi yedikten sonra yürümeyi ve spor yapmayı adet edinmişizdir. Hele hele çiftçilerimiz ne kadar yağlı ve ne kadar o üç beyazı tüketirse tüketsin tarlada döktüğü ter ile vücutta bir gram tuz, şeker ve un kalmayacağı aşikardır. Bir de teknolojinin olmadığı dönemde, tarlasını karasaban ile süren, otunu tırpan ve orakla biçen bir ırgatın 100 yaşına kadar nasıl sağlıklı yaşadığını daha iyi anlarsınız.

     Şimdilerde TV de ahkam kesen bazı uzmanlar: “Onu yeme, bunu yeme!” Diyerek telkinler verip insanları birçok gıdaya hasret bırakmaktan öte bir şey yapmıyorlar. Yeni yetişmekte olan çocuklarımız da bu programları izleyip yemek yemekten uzaklaştığına bizzat ben şahit oldum. Torunum yemek yerken: “Dede bu çok yağlı, bu çok şekerli, bu da çok tkuzlu” diye yemek yememek için bahaneler buluyor. Biz “Olurmu öyle şey dediğimizde” çocuk hemen televizyonda izlediği bu programları örnek vererek “Ama dede hani üç beyaz zararlı idi?” yada “Yağlı kırmızı et kolestrol yapmıyor mu?” diye yemek yemekten uzaklaşıp, sanayi ürünleri olan, cipsler, krakerler v.b. tehlikeli kanserojen içeren gıda maddelerine yöneliyorlar. Zaman geçtikçe toplumuzda eskiden hiç denecek kadar az olan obez, (aşırı şişmanlık hastalığı) maalesef artık toplumumuzun erkeklerde % 21.2 bayanlarda % 41.5’i obez. İşin en kötü tarafı Eskiye oranla son zamanlarda % 31 oranında bir artış ile ilerleyen obezite sayısının en korkutucu yönü ise sağlığımızın entropiye uğramasıdır.

     İşin doğru olan yönü ne yiyip, ne yemiyeceğimiz değil, yediklerimizi nasıl yakacağımıza bakmamız gerekir. Üstelik evlerimizde annelerin hazırladığı yiyecekleri gelişmekte olan çocuklarımıza özendirerek yedirmemiz gerekir. Biz beslenme çantalarımız da sağlıklı gıdalarımız ile okula giderken daha çok sihhatli ve sağlamdık. Şimdilerde ibretle izlediğimiz, daha 7-8 yaşlarında bir çok çocuğumuz ya kalp hastası yada şeker hastası. Bu hastalıkların büyüklerde veya ileri yaşlarda ki insanlarda sıkça görülmesine rağmen bugün maalesef çocuklarımızda rastlamaktayız.

     Sağlıklı ve sihhatli günler dileği ile!..



Bu yazı 4996 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 15 TEMMUZ ÇALIŞMALAR
    15 TEMMUZ ÇALIŞMALAR
  • İnegöl'de DARBE NÖBETİ'nden Kareler
    İnegöl'de DARBE NÖBETİ'nden Kareler
  • Ümmetin Yetimleri
    Ümmetin Yetimleri
  • Eski İnegöl Resimleri
    Eski İnegöl Resimleri
  • İNEGÖLSPOR ESKİ GAZETE KÜPÜRLERİ
    İNEGÖLSPOR ESKİ GAZETE KÜPÜRLERİ
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Ak Parti Cerrah Nokta Mitinig
    resim yok
  • YARI FİNALDEYİZ
    resim yok
  • YANGININ YENİ GÖRÜNTÜLERİ
    resim yok
  • Mezitler'de son durum
    resim yok
  • İNEGÖLLÜ ESKİ FETÖCÜ’DEN ŞOK AÇIKLAMALAR İŞTE FETHULLAH GÜLEN’İN GERÇEK YÜZÜ KAN DONDURAN GERÇEKLER
    İNEGÖLLÜ ESKİ FETÖCÜ’DEN ŞOK AÇIKLAMALAR İŞTE FETHULLAH GÜLEN’İN GERÇEK YÜZÜ KAN DONDURAN GERÇEKLER
  • BU VİDEO İNEGÖL BELEDİYESİ TARAFINDAN 15 TEMMUZ DEMOKRASİ ŞEHİTLERİMİZİN ANISINA HAZIRLANMIŞTIR...
    BU VİDEO İNEGÖL BELEDİYESİ TARAFINDAN 15 TEMMUZ DEMOKRASİ ŞEHİTLERİMİZİN ANISINA HAZIRLANMIŞTIR...
VİDEO GALERİ
YUKARI