Ortadoğu’da yaşanan çatışmaların her geçen gün daha geniş bir coğrafyayı etkilediğine dikkat çeken Yazıcı, söz konusu sürecin yalnızca bölge ülkeleriyle sınırlı kalmadığını, küresel dengeleri de doğrudan etkilediğini dile getirdi. İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik hamlelerinin bölgedeki tansiyonu ciddi şekilde artırdığını ifade eden Yazıcı, bu gelişmelerin İslam coğrafyasında yeni kırılmalara yol açabileceği uyarısında bulundu.   Türkiye’nin bu noktada önemli bir denge unsuru olduğunu vurgulayan Yazıcı, “Ülkemiz, hem tarihi sorumluluğu hem de jeopolitik konumu itibarıyla bu tür krizlerde belirleyici bir rol üstlenmektedir. Türkiye’nin ortaya koyduğu duruş, sadece bölge halkları tarafından değil, uluslararası kamuoyu tarafından da yakından takip edilmektedir” dedi.   Açıklamasında özellikle toplumsal birlik ve beraberliğin korunmasının hayati öneme sahip olduğunu ifade eden Yazıcı, mezhepsel ayrışmaların tehlikesine dikkat çekti. Bu tür dönemlerde toplumun farklı kesimlerinin karşı karşıya getirilmek istendiğini belirten Yazıcı, “Vatandaşlarımızın mezhepsel yorumlardan ve ayrıştırıcı söylemlerden kesinlikle uzak durması gerekmektedir. Bu tür ayrışmalar, dış güçlerin en çok arzu ettiği zeminlerden biridir” ifadelerini kullandı.   İslam dünyasının geçmişte benzer süreçlerde büyük bedeller ödediğini hatırlatan Yazıcı, aynı hataların tekrar edilmemesi gerektiğini söyledi. Yazıcı, “Bugün yaşananlar sadece bir savaş değil, aynı zamanda bir algı ve yönlendirme sürecidir. Bu nedenle her bireyin daha bilinçli hareket etmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu.   Siyonist yapıya karşı duruşun önemine de değinen Yazıcı, Müslüman coğrafyaların ortak bir tavır sergilemesi gerektiğini vurguladı. Bu mücadelenin sadece belirli ülkelerin değil, tüm ümmetin meselesi olduğunu ifade eden Yazıcı, “Her zaman siyonist yapıya karşı net bir duruş sergilenmeli, bu konuda hiçbir tereddüt gösterilmemelidir” dedi.   Türkiye’nin son yıllarda izlediği dış politikanın bu noktada belirleyici olduğunu belirten Yazıcı, ülkenin hem diplomatik hem de insani anlamda önemli adımlar attığını söyledi. Türkiye’nin mazlum coğrafyalara yönelik desteklerinin uluslararası arenada yankı bulduğunu ifade eden Yazıcı, bu yaklaşımın güçlenerek devam etmesi gerektiğini dile getirdi.   Öte yandan, bölgedeki çatışmaların ekonomik ve sosyal etkilerine de değinen Yazıcı, savaşların sadece cephede yaşanmadığını, aynı zamanda toplumların refahını doğrudan etkilediğini belirtti. Enerji, ticaret ve göç gibi başlıkların bu süreçten ciddi şekilde etkilendiğini ifade eden Yazıcı, Türkiye’nin bu risklere karşı hazırlıklı olması gerektiğini söyledi.   Açıklamasının sonunda birlik mesajı veren Yazıcı, tüm vatandaşları sağduyulu olmaya davet etti. Yazıcı, “Bu süreçte en büyük gücümüz birlik ve beraberliğimizdir. Ayrışmadan, kutuplaşmadan, ortak değerler etrafında kenetlenerek hareket etmeliyiz” diyerek sözlerini tamamladı.   HABER: SERHAT ÇİÇEK

Etiketler
Okumaya Devam

Benzer Haberler

Tümünü Gör
Tepkiler yükleniyor…
Okur Yorumları

Yorumlar· 0

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.
Yorumlar yükleniyor…