İnegöl mobilya sektörünün önemli projelerinden biri olan İMASKOP’ta dikkat çeken bir gelişme yaşandı. İMASKOP Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Temelli, düzenlediği basın toplantısıyla görevinden istifa ettiğini açıkladı. Temelli, istifasının gerekçelerini detaylı bir şekilde kamuoyu ile paylaştı.
Temelli açıklamasında, İMASKOP projesinin yalnızca sınırlı sayıda işyerini kapsayan küçük bir girişim olmadığını, İnegöl’ün sanayi dönüşümü açısından büyük bir vizyonun ürünü olduğunu vurguladı. Projenin ortak akıl, istişare ve “biz” bilinciyle şekillendiğini belirten Temelli, son süreçte bu anlayıştan uzaklaşıldığını ifade etti.
Görev süresi boyunca ortaklarla yapılan ziyaretler ve bilgilendirme toplantılarının bazı kesimleri rahatsız ettiğini dile getiren Temelli, özellikle Özcan Ayhan’ın tutumunu eleştirdi. Temelli, Ayhan’ın süreç içerisinde ortak aklı yok sayan, “ben merkezli” bir yaklaşım sergilediğini ve kişisel hedeflerini kurumsal hedeflerin önüne koyduğunu savundu.
Yönetim içinde yaşanan bu anlayış farklılıklarının derin ayrışmalara yol açtığını belirten Temelli, toplantılarda yapıcı ve vizyoner katkılar yerine makam odaklı bir yaklaşımın hâkim olduğunu, bunun da sağlıklı bir yönetim zemininin ortadan kalkmasına neden olduğunu söyledi.
Ayrıca oda seçimleri sonrası bu tutumun daha da belirginleştiğini ifade eden Temelli, kurumsal dengenin bozulduğunu, istişare kültürünün zayıfladığını ve kooperatifin bazı kesimlerce hedef haline getirildiğini belirtti.
Bu şartlar altında kooperatifin daha fazla yıpranmaması adına yönetim ve denetim kurulu üyeleriyle birlikte istifa kararı aldıklarını açıklayan Temelli, bu kararın bir geri çekilme olmadığını özellikle vurguladı.
Temelli, önümüzdeki süreçte ortaklarla yeniden bir araya gelerek gelişmeleri şeffaf şekilde paylaşacaklarını ve yeni bir yol haritası oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Yaklaşık iki ay sonra yapılacak genel kurulda ise “ortak aklı ve vizyonu yeniden hâkim kılacak” bir yönetimin göreve gelmesini temenni ettiklerini ifade etti.
Açıklamasının sonunda İMASKOP’un kişisel hırslarla değil, ortak akıl ve birlikte üretim anlayışıyla yükseleceğine inandığını belirten Temelli, ortaklara sağduyu ve detaylı değerlendirme çağrısında bulundu.
BASIN AÇIKLAMASININ TAM METNİ:
“BASIN AÇIKLAMASI
Değerli İnegöllü hemşehrilerimiz, mobilyacı esnaflarımız, özellikle de İmaskop ortaklarımız,
Bugün buraya belki 529 firmamızı ilgilendiren bir kooperatifle ilgili bir konuyu konuşmak için toplanmış olsakta; Sonuçları itibariyle tüm İnegöl’ümüzü ilgilendiren, böyle olduğu içinde, bugüne kadar birlikte yola çıktığımız, mobilyacı ve ona yan sanayiyi teşkil eden esnaflarımızdan, şehrimizi yöneten en üst kurum, kuruluş ve yöneticilerimize kadar tüm paydaşlarımızla her aşamasını istişare ve ortak akılla şekillendirdiğimiz, aynı zamanda İnegöl’ümüz ve mobilya sanayimizin ihtiyaç duyduğu sanayi dönüşümünün de önemli bir adımı olduğuna inandığımız İmaskop projesinde geldiğimiz kritik süreci sizlere aktaracağız.
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki; Bu proje, birilerinin gördüğü gibi hiçbir zaman bireysel küçük bir hayalin, küçük bir alanda 100-150 işyeriyle sınırlı, sırf faaliyet yapmış, hatta yapıyormuş gibi görünmesi değil; Bir ihtiyacın, ortak aklın, emeğin ve “BİZ” bilincinin vizyonel bir ürünü olmuştur. Böyle de olmalıdır.
Başlangıçta 3,5 sene önce şahsıma yapılan birlikte çalışma teklifinde ortaya koyduğum ve anladığım kadarıyla o gün çaresizlikten, mecburen kabul edilmiş gibi görünülen bugünkü vizyon ve hedefler maalesef çatışma konusu olmuş, hayal olarak nitelendirilmeye başlanmıştır. Hatta 2,5 aydır başkanlık yaptığım dönemde bunları bence çok verimli olduğunu düşündüğüm ortak ziyaretleri ve bilgilendirme toplantıları ile ortaklarımıza aktarmak da rahatsızlık vermiştir.
Bu nedenlerle Özcan Ayhan’ın süreç içerisinde sergilediği; ortak aklı yok sayan, “Biz” yerine “Ben” merkezli yaklaşımı esas alarak, “Benim hayalim”, “Benim projem” diyerek anlamsız ve gereksiz bir sahiplenme duygusuyla kişisel ihtiraslarını kurumsal hedeflerin önüne koyan, çalışma denilince sadece kulis yapmayı anlayan tutum ve anlayışı yönetimimizde derin ayrışmalara neden olmuştur. Toplantılarımızda kooperatifimizin geleceğini ilgilendiren konularda yapıcı ve vizyonel katkı sunmak yerine, söylem düzeyinde kalan, icraattan uzak ve makam odaklı bir yaklaşımın hâkim olması, sağlıklı bir yönetim zemininin ortadan kalkmasına yol açmıştır.
Ayrıca, geçtiğimiz aylarda yaşanan oda seçimleri sonrasında daha da belirginleşen bu tutum, kurumsal dengeyi bozmuş, istişare kültürünü zayıflatmış ve ortak hedefler etrafında kenetlenme imkânını ortadan kaldırdığı gibi kooperatifimizin bazı kesimlerce hedef tahtasına konmasına vesile olmuştur.
Bu şartlar ve anlayış altında, kooperatifimizin daha fazla yıpranmaması ve bu yanlış gideceğine inandığımız bir sürecin parçası olmamak adına; Yönetim ve denetim kurulu üyeleri olarak, hatta özellikle şunuda belirtmek istiyorum. Yıllarca Özcan Ayhan’la birlikte çalışmış, kendisini çok iyi tanıyan, bu kooperatifi de birlikte kurmuş olduğu için sürecin her aşamasını çok iyi bilen yakın çalışma arkadaşları ile birlikte görevlerimizden affımızı isteyerek istifa etme kararı almış bulunuyoruz.
Ancak ortaklarımız rahat olsun. Bu bir geri çekilme değil; Aksine, doğru zeminde yeniden buluşma iradesidir.
Bu projeye gönül vermiş, emek harcamış ve bugünlere taşımış olan bizler; Önümüzdeki süreçte siz değerli ortaklarımızla yeniden bir araya gelerek tüm gelişmeleri şeffaf bir şekilde paylaşma toplantılarımızı tamamlayarak, birlikte yeni bir yol haritası oluşturmayı hedeflemekteyiz.
Yaklaşık iki ay sonra gerçekleştirilecek genel kurul sürecinde; Kurumsal aklı, vizyonel bakış açısını, ortak iradeyi ve “biz” bilincini yeniden ve köklü bir şekilde hakim kılacak bir anlayışın yönetime gelmesi en büyük temennimizdir.
Bu doğrultuda ekibimizin, ortaya koyduğu somut projeler ve güçlü vizyon ile İmaskop projemizin tamamlanması için işin içinde olması ve siz değerli ortaklarımızın teveccühüyle göreve gelmesi yönünde güçlü bir beklenti oluştuğunu görmekte bizlerin heyecanını ve gücünü arttırmaktadır.
İnanıyoruz ki İmaskop; Kişisel hırsların değil, ortak aklın ve birlikte üretmenin gücüyle yükselecektir.
Bu nedenle siz kıymetli İmaskop ortaklarımızdan ricamız; Süreci hatır-gönül ilişkileriyle değil, mesleğimizin ve firmalarımızın geleceği olarak görüp, sağduyu, basiret ve detaylı değerlendirme ile ele alarak karar alma ve yönetim sürecine katılmanızdır”






