İNEGÖL
İnegöl Bosna Hersek Türkleri Derneği Başkanı Mukadder Seymen, Srebrenitsa Soykırımı'nın yıl dönümünde, 1995'teki katliamın insanlık tarihinin utançlarından biri olduğunu ve asla unutulmaması gerektiğini vurguladı.
İnegöl Bosna Hersek Türkleri Derneği Başkanı Mukadder Seymen, Srebrenitsa Soykırımı'nın yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Temmuz 1995'te yaşanan katliamın insanlık tarihinin en büyük utançlarından biri olduğunu ve uluslararası mahkemeler tarafından da soykırım olarak tescillendiğini vurguladı.
Seymen, Srebrenitsa Soykırımı’nın yıl dönümü nedeniyle yayımladığı açıklamada, Temmuz 1995’te Bosna-Hersek’in Srebrenitsa kentinde yaşanan katliamın yalnızca Bosna halkının değil, tüm insanlığın ortak acısı olduğunu belirtti.
Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi’nin kararlarına dikkat çeken Seymen, mahkeme kayıtlarına göre Srebrenitsa’nın işgal edilmesinin ardından 8 binden fazla Boşnak erkek ve erkek çocuğunun sistematik şekilde katledildiğini hatırlattı. Açıklamasında mahkeme kararlarının, gerçekleştirilen cinayetlerin büyüklüğü, sistematik yapısı ve açık kast unsuru taşıması nedeniyle yaşananları “soykırım” olarak hükme ba ğladığını aktardı.
Seymen, Mart 1995’te Bosna-Hersek’teki savaşın dördüncü yılına girildiğini, Birleşmiş Milletler tarafından “güvenli bölge” ilan edilen Srebrenitsa’nın yaklaşık 40 bin Boşnak sivilin sığındığı bir yer haline geldiğini ifade etti. Bölgenin Bosna Sırp güçleri tarafından kuşatma altında tutulduğunu ve sivillerin gıda ve ilaç yetersizliği içerisinde yaşam mücadelesi verdiğini kaydetti.
Açıklamada, Bosnalı Sırp lider Radovan Karadžić tarafından yayımlanan “7 No’lu Nihai Emir Yönergesi” ile Srebrenitsa ve Jepa’daki Boşnakların yaşama umutlarını tamamen ortadan kaldırmayı hedefleyen planın devreye sokulduğu belirtildi. 6 Temmuz 1995’te başlayan askeri saldırıların 11 Temmuz’da Srebrenitsa’nın düşmesiyle sonuçlandığı ifade edildi.
Seymen, Birleşmiş Milletler’in güvenli bölgeyi koruma yönündeki taahhütlerini yerine getiremediğini, binlerce kadın, çocuk ve yaşlının Potoçari’deki Hollanda Taburu üssüne sığındığını, buna karşın Boşnak erkeklerin sistematik biçimde ailelerinden ayrılarak infaz edilmek üzere toplandığını belirtti.
Açıklamada, 12 Temmuz’dan itibaren 15-65 yaş arasındaki Boşnak erkeklerin otobüslerle farklı bölgelere götürüldüğü, kimliklerine el konulduğu, ağır işkencelere maruz bırakıldığı ve daha sonra toplu infazlarla öldürüldüğü anlatıldı. Kravica Deposu, Orahovica, Petkovići, Kozluk ve Pilica başta olmak üzere birçok noktada gerçekleştirilen infazlarda binlerce kişinin yaşamını yitirdiği, cesetlerin ise daha sonra delilleri gizlemek amacıyla farklı toplu mezarlara taşındığı belirtildi.
Mukadder Seymen, açıklamasının sonunda Srebrenitsa’da yaşananların unutulmaması gerektiğini, adaletin ve insan haklarının korunmasının tüm insanlığın ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Seymen, Srebrenitsa Soykırımı’nda hayatını kaybeden tüm Boşnak şehitlerini rahmetle andıklarını ve acının ilk günkü tazeliğini koruduğunu ifade ederek, benzer trajedilerin bir daha yaşanmaması temennisinde bulundu.




