DP İnegöl İlçe Başkanı Balakuş, "Terörsüz Türkiye" çerçeve yasa tasarısının milli egemenlik ve hukuk devleti ilkeleriyle çeliştiğini ifade etti. Sürecin şeffaf yürütülmemesi ve TBMM dışında şekillenmesi eleştirildi.

Demokrat Parti (DP) İnegöl İlçe Başkanı ve Belediye Meclis Üyesi Murat Balakuş, kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında gündeme gelen çerçeve yasa tasarısına ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.

Açıklamada, söz konusu düzenlemenin yalnızca hukuki bir metin olmadığı, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerini, milli egemenliği ve toplumsal bütünlüğü doğrudan ilgilendiren hayati bir mesele olduğu belirtildi. DP olarak terörün her türlüsüne karşı olduklarını ifade eden Balakuş, Türkiye’nin terörden kurtulmasının ortak hedef olduğunu vurguladı. Ancak bu hedefe ulaşılırken hukuk devletinden taviz verilemeyeceğini, devletin üniter yapısının tartışmaya açılamayacağını ve millet iradesinin devre dışı bırakılamayacağını dile getirdi.

Açıklamada, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın görüşlerine yer verilerek, milletten gizlenen hiçbir sürecin demokratik meşruiyet taşımayacağı ifade edildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) denetimi dışında yürütülen, kamuoyuna açık şekilde tartışılmayan ve topluma güven vermeyen girişimlerin kalıcı çözüm üretemeyeceği kaydedildi. Böylesine önemli bir düzenlemenin kapalı kapılar ardında şekillendirilmesinin kabul edilemez olduğu belirtildi.

Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş’ın değerlendirmelerine de yer verilen açıklamada, devletin pazarlıklarla değil hukukla güçleneceği vurgulandı. Yargı bağımsızlığını zedeleyen, devlet kurumlarını yıpratan ve hukuki belirsizlik oluşturan adımların terörle mücadeleyi güçlendirmek yerine devlet otoritesini zayıflatacağı ifade edildi.

Demokrat Parti İnegöl İlçe Başkanlığı, açıklamasında iktidara bir dizi soru yöneltti. Çerçeve yasanın kimlerle hazırlandığı, sürecin kapsamı ve hedeflerinin neden kamuoyundan gizlendiği, TBMM’nin neden sürecin merkezine alınmadığı ve şeffaflıktan neden kaçınıldığı soruları gündeme getirildi.

Balakuş, geçmişte “teröre taviz yok” söylemini kullanan iktidarın bugün yeni bir çerçeve yasa arayışına yönelmesini siyasi bir çelişki olarak değerlendirdi. Milletin bu değişimin gerekçesini bilmek istediğini ifade eden Balakuş, itirazlarının barışa değil; barış adı altında Cumhuriyet’in temel değerlerinin aşındırılmasına, milli egemenliğin zedelenmesine ve devletin kurucu esaslarının tartışmalı hale getirilmesine yönelik olduğunu belirtti.

Türkiye Cumhuriyeti’nin masa başında kurulmadığını, Çanakkale, Sakarya ve Dumlupınar’da verilen mücadelelerle kazanıldığını hatırlatan Balakuş, bu mirasın herhangi bir siyasi hesap uğruna tartışmaya açılmasına sessiz kalamayacaklarını ifade etti.

Açıklamanın sonunda Demokrat Parti’nin duruşunun net olduğu vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:

Terör örgütleriyle mücadele edilir, meşruiyet kazandırılmaz. Devlet vatandaşına şefkat gösterir, teröre karşı tavizsiz davranır. Cumhuriyet, milli egemenlik ve Türk milletinin birliği pazarlık konusu değildir.

Demokrat Parti’nin güçlü kurumlar, bağımsız yargı, hukuk devleti ve millet iradesine dayalı bir Türkiye hedefini savunduğu belirtilirken, bu ilkeler doğrultusunda mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği kaydedildi.

Okumaya Devam

Benzer Haberler

Tümünü Gör
Tepkiler yükleniyor…
Okur Yorumları

Yorumlar· 0

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.
Yorumlar yükleniyor…