Ayasofya’nın altında galeriler, geçitler ve tüneller bulunduğunu aktaran Ersoy, bazı bölümlerin yaklaşık 9 kilometreye kadar uzandığının ifade edildiğini söyledi. Bu alanlarda çökmeler ve geçişi engelleyen bölümler bulunduğunu belirten Ersoy, temizlik ve düzenleme çalışmalarında ilerleme sağlandığını kaydetti.

Çamur ve balçığın uzaklaştırılması, nemin kontrol altına alınması ve yapısal güvenliğin sağlanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Ersoy, önceliğin restorasyon, temizlik, güçlendirme ve bilimsel incelemeleri tamamlamak olduğunu ifade etti. Ersoy, güvenli ve uygun bölümlerin çalışmaların ardından ziyarete açılmasının gündeme gelebileceğini söyledi.

Ersoy, böyle bir imkân oluşması hâlinde Ayasofya’nın ziyaretçilerin göremediği tarihî katmanlarının turizme kazandırılabileceğini belirtti. Ayasofya’da Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon çalışmalarından birinin yürütüldüğünü ifade eden Ersoy, çalışmaların yapının altındaki ve ziyaretçilerin erişemediği bölümlerde de sürdüğünü anlattı.

Ana kubbenin bazı bölümlerinin yüzyıllardır bu ölçekte ele alınmadığını kaydeden Ersoy, çatlaklardan kaynaklanan su sızıntılarının iç mekândaki bezemelere zarar verebildiğini söyledi. Mozaik ve bezemelerin korunması için kubbeye dışarıdan müdahale edilmesi gerektiğini belirtti.

Kubbenin kontrollü biçimde açılmasıyla radar ve lazer taramalarının yapılacağını açıklayan Ersoy, bu çalışmalarla görünmeyen çatlakların, boşlukların ve yapısal sorunların tespit edilerek güçlendirme çalışmalarının yürütüleceğini bildirdi.

Restorasyonun ibadet ve ziyaret akışı sürdürülerek yapılması için kapsamlı bir hazırlık yürütüldüğünü belirten Ersoy, bilim kurulunun yaklaşık bir yıl boyunca bu konu üzerinde çalıştığını söyledi. Kubbenin altına kurulan platformun malzemeleri, taşıma kapasitesi ve montaj sisteminin test edildiğini; mühendislik, malzeme ve yük testlerinin ardından montajın kısa sürede tamamlandığını kaydetti.

Kubbedeki ana çalışmalar için en az bir yıllık yoğun bir süreç öngördüklerini belirten Ersoy, cephelerde birden fazla noktada eş zamanlı çalışma yapılabildiği için ilerlemenin daha hızlı sürdüğünü anlattı. Genel hedefin, 2027 yılı sona ermeden Ayasofya’nın dış görünümünü büyük ölçüde eski hâline getirmek olduğunu açıklayan Ersoy, yapının alt katlarındaki ve görünmeyen bölümlerindeki çalışmaların bu sürecin ardından da devam edebileceğini ifade etti.

Okumaya Devam

Benzer Haberler

Tümünü Gör
Tepkiler yükleniyor…
Okur Yorumları

Yorumlar· 0

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.
Yorumlar yükleniyor…