Turgay Yazıcı, Soner Yalçın’ın Abdülhamid Han dönemine yönelik değerlendirmelerini eleştirdi. Yazıcı, tarihî bağlamın ve dönemin stratejik politikalarının dikkate alınmasını istedi.

Abdülhamid Han Kültür Eğitim Derneği Genel Başkanı Turgay Yazıcı, Soner Yalçın’ın Sultan II. Abdülhamid Han’ın 150. tahta çıkış yılı dolayısıyla kaleme aldığı yazıya tepki gösterdi. Yazıcı, “Soner Yalçın tarihçi değil, gazeteci-yazardır. Elbette tarih üzerine yorum yapabilir. Ancak Abdülhamid Han dönemini yalnızca borç, yabancı sermaye ve Düyun-u Umumiye üzerinden okumak eksik ve seçici bir tarih anlatısıdır” dedi.

Abdülhamid Han Kültür Eğitim Derneği Genel Başkanı Turgay Yazıcı, gazeteci-yazar Soner Yalçın’ın Sultan II. Abdülhamid Han’ın tahta çıkışının 150. yılı vesilesiyle kaleme aldığı ve Osmanlı Devleti’nin mali yapısını, dış borçlarını ve yabancı sermaye ilişkilerini ele alan yazısına sert tepki gösterdi.

Yazıcı, Yalçın’ın yazısında Abdülhamid Han’ın ağır bir mali miras devraldığını kendisinin de kabul ettiğine dikkat çekerek, “Soner Yalçın yazısında açıkça ‘İlk dış borç 1854’te alındı, devlet 1875’te mali iflasın eşiğine geldi. Abdülhamit bu ağır mirası devraldı’ diyor. O halde soruyoruz: 1854’te başlayan, 1875’te mali iflas noktasına gelen bir borçlanma sürecinin faturasını neden ağırlıklı olarak Abdülhamid Han döneminin üzerine yıkıyorsunuz?” ifadelerini kullandı.

“ABDÜLHAMİD HAN BORÇLU BİR OSMANLI DEVRALDI”

Abdülhamid Han’ın tahta çıktığında güçlü bir hazine devralmadığını vurgulayan Yazıcı, Osmanlı Devleti’nin savaşlar, dış borçlar ve Avrupa devletlerinin siyasi baskıları altında bulunduğunu belirtti. Yazıcı, “Abdülhamid Han, borçlanma düzenini sıfırdan kuran bir padişah değildir. Tam tersine, kendisinden önce başlayan ve 1875’te mali iflasın eşiğine gelen ağır bir mali tabloyu devralmıştır. Düyun-u Umumiye’nin 1881’de onun döneminde kurulmuş olması ayrı bir gerçektir; bu kurumun ortaya çıkmasına yol açan mali sürecin Abdülhamid Han tarafından başlatıldığı iddiası ise bambaşka bir şeydir” dedi.

“ALMANYA’NIN KUKLASI DEĞİLDİ” TESPİTİNE DİKKAT ÇEKTİ

Soner Yalçın’ın yazısında “Abdülhamit elbette Almanya’nın kuklası değildi” ifadesini kullandığını hatırlatan Yazıcı, bu tespitin önemli olduğunu söyledi. Yazıcı, “Biz de zaten Abdülhamid Han’ın hiçbir büyük devletin kuklası olmadığını söylüyoruz. İngiltere’nin Kıbrıs’a yerleştiği, Mısır’ı işgal ettiği, Fransa’nın Tunus’u aldığı, Rusya’nın Osmanlı topraklarını tehdit ettiği ve Avusturya-Macaristan’ın Bosna-Hersek’i ilhak ettiği bir dönemde Abdülhamid Han, büyük devletleri birbirlerine karşı dengelemeye çalışmıştır” diye konuştu. “Böyle bir dönemde Osmanlı Devleti’nin Almanya ile yakınlaşmasını sadece ‘bağımlılığın yön değiştirmesi’ olarak değerlendirmek, Abdülhamid Han’ın denge siyasetini görmezden gelmektir” diyen Yazıcı, “Devlet yönetimi ideal şartlarda değil, mevcut şartlar içerisinde yapılır” ifadelerini kullandı.

“TARİHİ SADECE BORÇ DEFTERİNDEN OKUYAMAZSINIZ”

Yazıcı, Abdülhamid Han döneminin yalnızca Düyun-u Umumiye ve yabancı sermaye üzerinden değerlendirilmesine de tepki gösterdi. “Abdülhamid Han dönemini sadece borç, yabancı sermaye ve Düyun-u Umumiye üzerinden anlatırsanız, Osmanlı’nın içinde bulunduğu uluslararası kuşatmayı, Abdülhamid Han’ın diplomasi anlayışını, istihbarat faaliyetlerini, eğitim politikalarını, haberleşme ve ulaşım yatırımlarını ve devletin parçalanmasını geciktirmeye yönelik mücadelesini görmezden gelmiş olursunuz” diyen Yazıcı, “Tarihi sadece borç defterinden okuyamazsınız” dedi.

HİCAZ DEMİRYOLU VURGUSU

Yazıcı, Abdülhamid Han döneminin stratejik projelerinden Hicaz Demiryolu’na da dikkat çekti. Hicaz Demiryolu’nun yalnızca bir ulaşım projesi olmadığını belirten Yazıcı, “Bu proje hac yolculuğunu kolaylaştırmanın yanında Osmanlı’nın Hicaz’daki idari ve askerî imkânlarını güçlendirmek, İstanbul ile İslam dünyası arasındaki bağı kuvvetlendirmek bakımından da stratejik bir projeydi” ifadelerini kullandı. Yazıcı, Hicaz Demiryolu’nun finansmanında İslam dünyasından gelen bağışların önemli rol oynadığını belirterek, “Asya’daki ve İslam coğrafyasındaki Müslümanların yaptığı yardımlar, bu projenin yalnızca Osmanlı hazinesinin veya Avrupa sermayesinin eseri olmadığını ortaya koymaktadır. İngiltere’nin bölgedeki hesaplarına rağmen Müslümanların ortak katkılarıyla yükselen Hicaz Demiryolu, aynı zamanda İslam dünyasının ortak bir projesi olmuştur” dedi.

“SONER YALÇIN’I BİR PROGRAMA DAVET EDİYORUM”

Turgay Yazıcı, açıklamasının sonunda Soner Yalçın’a açık bir tartışma çağrısında bulundu. Yazıcı, “Buradan Soner Yalçın’a açık bir davette bulunuyorum. Geliniz, bu konuyu bir televizyon programında veya açık bir tartışma platformunda karşılıklı konuşalım. Abdülhamid Han’ın ekonomisini, Düyun-u Umumiye’yi, Osmanlı’nın dış borçlarını, yabancı sermayeyi, Almanya ile ilişkileri, İngiltere’nin Osmanlı üzerindeki hesaplarını ve Hicaz Demiryolu’nu konuşalım” dedi. “Biz belgelerimizle, tarihî verilerle ve kaynaklarımızla bu tartışmaya hazırız. Soner Yalçın da kendi tezlerini ortaya koysun. Kamuoyu karar versin” ifadelerini kullanan Yazıcı, “Biz polemik değil, hakikatin ortaya çıkmasını istiyoruz” diye konuştu.

“ABDÜLHAMİD HAN’I BORÇLA MAHKÛM EDEMEZSİNİZ”

Abdülhamid Han’ın eleştirilebileceğini ancak tarihî bağlamından koparılarak değerlendirilmesine karşı olduklarını belirten Yazıcı, sözlerini şöyle tamamladı: “Biz Abdülhamid Han’ın hiçbir icraatının eleştirilemeyeceğini söylemiyoruz. Ancak eleştirmek başka, tarihî bağlamından kopararak hüküm vermek başka şeydir. Abdülhamid Han’ı anlamak için önce onun devraldığı Osmanlı’yı, karşı karşıya olduğu büyük devletleri ve yaşadığı çağı anlamak gerekir.” Yazıcı, “Abdülhamid Han’a baktığımızda sadece borç görmüyoruz. Devlet aklı, strateji, diplomasi, istihbarat, eser, mücadele ve İslam dünyasıyla kurulan güçlü bir bağ görüyoruz” dedi. Turgay Yazıcı açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Abdülhamid Han’ı borçla mahkûm edemezsiniz. Tarihi tek bir pencereden okuyamazsınız. Geliniz Soner Yalçın, Abdülhamid Han’ı konuşalım. Tartışalım. Belgeleri ortaya koyalım. Kamuoyu karar versin. Çünkü biz Abdülhamid Han’ı yalnızca ‘Ulu Hakan’ olarak değil, Gök Sultan olarak görüyoruz”

Okumaya Devam

Benzer Haberler

Tümünü Gör
Tepkiler yükleniyor…
Okur Yorumları

Yorumlar· 0

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.
Yorumlar yükleniyor…