22 ülkedeki araştırma, barınma giderlerinin gıda, sağlık, aile kurma ve güvenlik kararlarını etkilediğini ortaya koydu.

Habitat for Humanity International tarafından Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 22 ülkede yapılan araştırma, konut maliyetlerinin kira ve kredi ödemelerinin ötesinde hane bütçelerini etkilediğini ortaya koydu. 10 Nisan-30 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen araştırmada 30 bin 758 kişinin görüşlerine başvuruldu.

Katılımcıların yüzde 75’i, son bir yılda barınma giderlerini karşılayabilmek için en az bir harcamasını azalttığını bildirdi. Bu oran düşük gelir grubunda yüzde 85’e, güvencesiz veya kayıt dışı barınma koşullarında yaşayanlarda yüzde 89’a çıktı. Z ve Y kuşağındaki katılımcıların yüzde 81’i de en az bir harcamadan fedakârlık yaptığını belirtti.

Barınma giderlerini karşılamak için yapılan ilk kesintiler temel ihtiyaçlara uzandı. Katılımcıların yüzde 33’ü gıda ve market harcamalarını azalttığını söyledi. Yüzde 32’si tasarruflarına veya acil durum için ayırdığı paraya başvurduğunu, yüzde 31’i ise daha fazla çalıştığını ya da ek iş üstlendiğini ifade etti.

Araştırmaya göre her 100 kişiden 13’ü, konut giderlerini karşılayabilmek için sağlık hizmetini erteledi veya sağlık harcamasından kaçındı. Mevcut konut koşullarının sağlıklarını olumsuz etkileyebileceğini düşünen kiracıların oranı yüzde 28 olurken, ev sahiplerinde bu oran yüzde 19’da kaldı. Katılımcıların yüzde 89’u ise güvenli ve istikrarlı bir evin ruh sağlığı açısından önemli olduğunu belirtti.

Konut durumu, katılımcıların günlük yaşamındaki stres kaynakları arasında da öne çıktı. Katılımcıların yüzde 35’i mevcut konut durumunun hayatlarındaki en büyük stres kaynaklarından biri olduğunu söyledi. Güvencesiz barınma koşullarında yaşayanlarda bu oran yüzde 64’e, Z ve Y kuşağında ise yüzde 39’a yükseldi.

Barınma maliyetleri aile kurma ve çocuklara sunulabilecek imkânlar üzerinde de etkili oldu. Katılımcıların yüzde 56’sı konut giderlerinin aile kurmayı düşünmeyi zorlaştırdığını belirtti. Bu oran Z ve Y kuşağında yüzde 62’ye çıkarken, daha ileri yaş gruplarında yüzde 46 olarak ölçüldü. Ebeveyn ve velilerin yüzde 58’i ise yüksek barınma giderlerinin çocuklarına sağlayabilecekleri fırsatları sınırladığından endişe etti.

Çocuğu bulunan kiracıların yüzde 68’i, konut maliyetlerinin çocukları için yaratabilecekleri imkânları daralttığını söyledi. Ev sahiplerinde bu oran yüzde 54 oldu. Katılımcıların yüzde 48’i, beklenmedik tek bir mali sorunun mevcut evlerinde kalabilmelerini tehdit edebileceğini ifade etti. Yüzde 40’ı da daha güvenli konut seçeneklerini karşılayamadığı için belirli ölçüde güvenlik riski kabul etmek zorunda kaldığını bildirdi.

Ev sahibi olmayanların yüzde 23’ü yaşamları boyunca bir eve sahip olamayacağını düşündüğünü belirtti. Bu oran Kanada’da yüzde 56’ya, ABD’de yüzde 42’ye çıktı. Araştırma ayrıca iklim risklerinin de konut maliyetlerine ek bir baskı oluşturduğunu gösterdi. Katılımcıların yüzde 30’u önümüzdeki üç yılda aşırı hava olaylarının yaşadıkları yerde hayatı zorlaştıracağını düşünürken, yüzde 18’i mevcut evinin bu koşullara karşı yeterli koruma sağlamadığını söyledi.

Araştırmanın sonunda katılımcıların yüzde 56’sı ülkelerindeki konut sisteminin bozuk olduğunu veya kendileri için işlemediğini belirtti. Bulgular, konut sorununda yalnızca daha ucuz evlere değil; konuta erişim, finansman, kiracı güvenliği, bakım ve onarım giderleri ile hanelerin kriz yaşanmadan önce desteklenmesine yönelik ihtiyaçlara da dikkat çekti.

Okumaya Devam

Benzer Haberler

Tümünü Gör →
Tepkiler yükleniyor…
Okur Yorumları

Yorumlar· 0

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.
Yorumlar yükleniyor…