Turgay Yazıcı, Libya kararını ve AB tepkisini değerlendirerek Türkiye’nin Doğu Akdeniz haklarının hukuk ve diplomasiyle savunulmasını istedi.

Abdülhamid Han Kültür Eğitim Derneği Genel Başkanı Turgay Yazıcı, Libya Temsilciler Meclisi’nin Türkiye ile Libya arasında 27 Kasım 2019’da imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı’na ilişkin kararının ardından açıklamalarda bulundu. Avrupa Birliği’nin karara yönelik tutumunu eleştiren Yazıcı, Türkiye-Libya iş birliğinin stratejik önemine dikkat çekti.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in mutabakatın onaylanmasına yönelik açıklamasını değerlendiren Yazıcı, Libya’nın egemen iradesinin Avrupa Birliği’nin siyasi beklentilerine göre şekillendirilemeyeceğini ifade etti.

“Libya’nın egemen iradesi Brüksel’e bağlı değildir”

Libya Temsilciler Meclisi’nin kararının iki ülke ilişkileri açısından önemli olduğunu belirten Yazıcı, Avrupa Birliği’nin tutumunun uluslararası hukuk ve siyasi tarafsızlık açısından sorgulanması gerektiğini savundu.

Yazıcı, Libya’nın kendi kararlarını alma hakkına saygı gösterilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Libya’nın egemen iradesi, Brüksel’in siyasi tercihlerine bağlı değildir. Egemen devletlerin kararlarına saygı göstermek, uluslararası ilişkilerin temel ilkelerinden biridir” ifadelerini kullandı.

“Uluslararası hukuk herkes için aynı uygulanmalı”

Avrupa Birliği’nin Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne yönelik desteğini eleştiren Yazıcı, Türkiye’nin deniz yetki alanlarına ilişkin tezlerinin de aynı hassasiyetle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Türkiye-Libya mutabakatının hukuki durumunun siyasi açıklamalar üzerinden değil, uluslararası hukuk kuralları ve coğrafi koşullar çerçevesinde ele alınması gerektiğini kaydeden Yazıcı, uluslararası hukukun siyasi ittifakların çıkarlarına göre yorumlanmaması gerektiğini dile getirdi.

Yazıcı, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerinin göz ardı edilemeyeceğini belirterek, hukukun tüm ülkeler için eşit ölçülerle uygulanması çağrısında bulundu.

Türkiye-Libya iş birliği vurgusu

27 Kasım 2019’da imzalanan mutabakatın stratejik önemine dikkat çeken Yazıcı, deniz yetki alanları meselesinin enerji kaynakları, deniz güvenliği, ekonomik bağımsızlık ve bölgesel dengeler açısından önem taşıdığını ifade etti.

Doğu Akdeniz’de kalıcı ve adil bir düzenin Türkiye ve Libya’nın hak iddiaları yok sayılarak kurulamayacağını savunan Yazıcı, Libya Temsilciler Meclisi’nin kararının iki ülke arasındaki diplomatik, ekonomik ve hukuki iş birliğinin geliştirilmesi için bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Doğu Akdeniz’de yeni bir iş birliği dönemi başlatılmalı”

Türkiye ve Libya arasında kapsamlı bir iş birliği programı oluşturulması çağrısında bulunan Yazıcı, deniz araştırmaları, enerji, deniz güvenliği, limanlar arası ticaret ve bilimsel çalışmalar gibi alanlarda ortak adımlar atılmasını önerdi.

Türkiye’nin Libya ile ilişkilerini güçlendirirken diğer Akdeniz ülkeleriyle de uluslararası hukuk temelinde diyaloğu sürdürmesi gerektiğini belirten Yazıcı, hedeflerinin gerilim oluşturmak değil, Türkiye’nin haklarını koruyan ve bölgesel istikrara katkı sağlayan adil bir düzenin kurulması olduğunu kaydetti.

Yazıcı, Türkiye’nin dışlanmasıyla Doğu Akdeniz’de kalıcı istikrar sağlanamayacağını ifade ederek, Türkiye’nin bölgedeki stratejik konumunun dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

“Mavi Vatan, gelecek nesillere bırakacağımız millî mirastır”

Mavi Vatan’ın Türkiye açısından taşıdığı öneme de değinen Turgay Yazıcı, denizlerdeki hakların korunmasının millî bir sorumluluk olduğunu belirtti.

Türkiye’nin güvenliği, ekonomik bağımsızlığı, enerji kaynakları ve deniz yetki alanlarına ilişkin tezlerinin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini ifade eden Yazıcı, uluslararası platformlarda diplomatik girişimlerin artırılması ve Türkiye’nin tezlerinin dünya kamuoyuna daha etkili şekilde anlatılması çağrısında bulundu.

Hükûmete diplomatik girişimleri hızlandırma çağrısı

Açıklamasının sonunda Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti’ne, Libya yönetimine ve Avrupa Birliği’ne seslenen Yazıcı, Libya Temsilciler Meclisi’nin kararının somut diplomatik adımlarla desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye ile Libya arasındaki temasların artırılmasını isteyen Yazıcı, deniz hukuku uzmanları, akademisyenler, diplomatlar ve strateji araştırmacılarının katılacağı uluslararası bir toplantı düzenlenmesini de önerdi. Böyle bir organizasyonun Türkiye’nin tezlerinin bilimsel veriler ışığında uluslararası kamuoyuna anlatılmasına katkı sağlayacağını belirtti.

Yazıcı, açıklamasını Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki haklarını hukuk, diplomasi ve kararlılıkla savunmaya devam edeceğini vurgulayarak tamamladı. “Doğu Akdeniz’in haritası, Türkiye yokmuş gibi çizilemez” diyen Yazıcı, Türkiye-Libya iş birliğinin daha ileri bir seviyeye taşınması gerektiğini ifade etti.

HABER: SERHAT ÇİÇEK

Okumaya Devam

Benzer Haberler

Tümünü Gör →
Tepkiler yükleniyor…
Okur Yorumları

Yorumlar· 0

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.
Yorumlar yükleniyor…