Kaymakamlık, Garnizon Komutanlığı ve Belediye Başkanlığının çelenklerinin sunulması ile Atatürk Anıtı önünde yapılan ilk törende günün anlam ve önemini belirten konuşmasını yapan Belediye Başkanı Alinur Aktaş, “Nasıl 94 yıl önce tek yürek olarak düşmana karşı birleşildiyse yine aynı dik duruş bir kez daha 15 Temmuz gecesi ortaya koyuldu. Tüm dünya şunu gördü ki 94 yıl önce TÜRK Milleti nasılsa bugünde aynı ve bundan sonra da aynı olacak” vurgusu yaptı. Daha sonra Garnizon Şehitliğinde düzenlenen törende; Belediye Başkanı Alinur Aktaş, özel hazırlanan ay yıldızlı buketi anıta koydu. Burada aziz şehitler için okunan Kur’an-ı Kerim dua ile program sona erdi. Garnizon Şehitliğinde düzenlenen törenin ardından ise ilçe protokolü Türk Silahlı Kuvvetlerini temsilen Garnizon Komutanlığına şükran ziyaretinde bulundu. “ADETA BİRBİRLERİYLE YARIŞTILAR” İnegöl’ün, düşman işgalinden kurtuluşunun 94. yıl dönümü ve Kurtuluş günü dolayısıyla ilk tören Atatürk Anıtı önünde yapıldı. Törende saygı duruşu ve istiklal marşının ardından günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yapan Belediye Başkanı Alinur Aktaş; “Bugün İnegöl’ümüzün düşman işgalinden kurtuluşunun 94.yıldönümü. 6 Eylül 1922 tarihinde İnegöllüler tek yürek olarak şehadet payesini almak için adeta birbirleriyle yarışırcasına esaret zincirini kırarak yedi düvele karşı bağımsızlık mücadelesinden zaferle çıkmanın onur ve şerefini bizlere yaşattılar. 5000 yıllık bir geçmişe sahip olan ve birçok medeniyete ev sahipliği yapan İnegöl’ümüz geçmişin izlerini bugünlere kadar taşımayı başarmıştır. Angelacoma’dan İnegöl’e kadar uzanan yolculukta şehrimiz 1299 tarihinde Osman Gazi’nin silah arkadaşı olan Turgut Alp tarafından fethedilerek Osmanlı hâkimiyetine girmiş ve 600 yıl 3 kıtada hüküm sürecek Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna şahitlik yapmıştır.Bu fetih kolay olmamıştır. Arkada Osmanlı hanedanı ilk şehidini vermiştir. Bu şehit Bay Koca’dır. Şu an Hamzabey mahallemizde türbesinde yatmaktadır ve bize oradan selam durmaktadır. İnegöl’ü fetheden komutanımız Turgutalp ise adını verdiği köy olan Turgutalp mahallemizde türbesinden bize vakarlı bir duruş ile bakmaktadır. İnegöl’ün Osmanlı Devleti’nin kuruluş döneminde önemli bir merkez olduğu aşikardır. Özellikle Yıldırım Bayezid döneminde ortaya konan eserler ile Fatih Sultan Mehmed ile II.Bayezid döneminin önemli devlet adamlarından olan İshak Paşa tarafından yaptırılan ölümsüz eserler hala ayaktadır” dedi. “BU YOL KURTULUŞ YOLUDUR” İnegöl’ümüz nasıl Osmanlı Devletinin kuruluşunda önemli bir merkez olmuşsa vatanımızın zor yıllarında da vatan savunmasının en güzel örneğini sergileyerek ülkenin kurtuluşunda da en ön sırada yerini almıştır diyen Aktaş; “Gecenin aydınlığa erdiği, kara bulutların arkasından güneşin tüm vatan topraklarını aydınlattığı ve tam bağımsızlığın yüreklerimize yaydığı heyecanı bizlere yaşatan ölümsüz kahramanlarımızın önünde saygıyla eğiliyorum. Sarıkamış’tan, Çanakkale’ye, Hicaz –Yemen’den Irak ve Sina – Filistin Cephelerine kadar dört bir tarafta hayatlarını bizlerin onurlu bir şekilde yaşaması için feda eden İnegöllü aziz şehitlerimizin ruhları şad olsun. Cephelerden cephelere koşturan, hayatlarının baharında gençliklerini bu cephelerde bırakan bu vatan evlatlarımızdan sağ kurtulanlar zor şartlarda esir kamplarında yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Çok azı geriye dönmeyi başaran aziz kahramanlarımız daha evlerine yeni dönmüşken yine kendilerini zor bir mücadelenin içinde bulmuşlardır. Yorucu ve bir o kadarda zor ama vatanlarını istiklale götürecek bir yolda kendilerini bulmuşlardır. Bu yol Kurtuluş Yoludur” şeklinde konuştu. “YA İSTİKLAL YA ÖLÜM” Kurtuluşun kıvılcımını ateşleyen hareket yine bu şehirden çıkmıştır diyen Aktaş; “Korku ne demek bilmeden, tek yürek olarak İzmir’in İşgalini protesto etmek için 16 Mayıs 1919’da İnegöl’de 5000 kişinin katılımıyla miting yapılmıştır. Esaret zincirini kırmak için atılan bu ilk adım tam bağımsızlığın artık uzak olmadığını bizlere gösteriyordu. Artık tek parola “Ya İstiklal Ya Ölüm”dü…Batı Anadolu’da yerleşmek isteyen Yunanlılar, tüm güçleriyle tüm fütursuzluklarını ortaya koyarak Bursa’yı ele geçirmiş, İnegöl – Bursa arasındaki Aksu Köyü ilerisinde Kazancı Bayırında cephe tutmuştu. Yunanlılar burada kendilerini emniyete almak için ileri karakollarını daha da ileri hatlara sürmüşlerdi. Böylece keşif kolları İnegöl yakınlarına kadar gelebilmişti. Bizim kuvvetlerimiz ise Ahi Dağı eteklerinde bulunuyordu. Keşif kollarımızda İnegöl’ün batısına kadar ilerleyebiliyordu. Bu durumda İnegöl tam cephenin ortasında yer alıyordu” diye konuştu. 3 DEFA İŞGALE UĞRADI Bu ateş çemberi içerisinde işgale başlayan Yunan birlikleri tarafından İnegöl’ün 06 Ocak 1921 ve 04 Nisan 1921 tarihlerinde kısa sürelerle, 10 Temmuz 1921’de ise kalıcı bir şekilde 3 defa işgale uğradığını hatırlatan Aktaş; “İşgal yıllarında her türlü insanlık dışı hareket ile karşı karşıya kalan İnegöllüler “Eğer söz konusu olan vatan ise gerisi teferruattır” sözünü yerini getirircesine her şe…