Ana içeriğe atla
Bugün · 24 Ağustos 2026 Pazartesiİnegöl 14°Parçalı bulutlu
Bugün · 24 Ağustos 2026 Pazartesiİnegöl 14° / Parçalı bulutlu
24 Ağu Pzt 14°

Köşe Yazısı

İnegöl’ün gelecek 200 yılını şekillendirecek bir adım

İnegöl’de bazı projeler vardır; yapıldığında sadece bugünün sorununu çözmez, yarının hikâyesini de yazar. Bence Hamzabey Organize Sanayi Bölgesi’nin genişleme alanında kurulması planlanan 2 bin 250 dönümlük KOBİ Organize Sanayi Bölgesi tam da böyle bir proje. İlk bakışta rakamlardan ibaret görünebilir. 2 bin 250 dönüm… Yaklaşık 1.100 iş yeri… Şehir merkezindeki sanayinin taşınması… Yeni ulaşım bağlantıları…

Ama mesele sadece bunlardan ibaret değil. Asıl mesele, İnegöl’ün bundan 50, 100 hatta belki 200 yıl sonra nasıl bir şehir olacağına bugünden yön verebilmek. İşte bu yüzden bu projeyi sıradan bir sanayi yatırımı olarak görmüyorum. Bir arsa değil, gelecek planlanıyor

İnegöl yıllardır sanayisiyle büyüyen bir şehir. Mobilya denildiğinde Türkiye’nin akla gelen en önemli merkezlerinden biri. Fakat büyümenin beraberinde getirdiği bazı sorunlar da artık hepimizin malumu. Şehrin içinde sıkışmış sanayi alanları… Küçük ve orta ölçekli işletmelerin kendilerine ait düzenli iş yerlerine ulaşmakta yaşadığı zorluklar… Trafik… Altyapı… Çevre düzeni… Kentsel dönüşüm ihtiyacı… Bütün bunlar yıllardır konuşuluyor. Şimdi ise bu sorunların önemli bir bölümünü aynı anda ele alan bir proje var.

Hamzabey’de kurulması planlanan KOBİ Organize Sanayi Bölgesi, yalnızca yeni iş yerleri üretmeyecek. İnegöl’ün sanayi haritasını değiştirecek. 1.100 iş yeri sadece 1.100 iş yeri değildir. Bazen büyük rakamların arkasındaki anlamı kaçırıyoruz. 1.100 iş yeri demek; 1.100 işletme… Binlerce çalışan… Binlerce aile… Yeni üretim kapasitesi… Yeni yatırımlar… Yeni ticaret hacmi… Ve kuşkusuz İnegöl ekonomisinin geleceği demek. Üstelik burada önemli bir ayrıntı daha var. Bu proje, büyük sanayi kuruluşlarından ziyade KOBİ’leri merkeze alıyor. İnegöl’ün asıl üretim gücü de zaten burada. Atölyesinde gece gündüz çalışan, sipariş yetiştiren, birkaç çalışanıyla dünyaya ürün gönderen küçük ve orta ölçekli işletmelerimizde. Onların modern, planlı ve kalıcı iş yerlerine kavuşması, sadece o işletmenin değil, bütün İnegöl ekonomisinin kazanması anlamına gelir.

ŞEHRİN İÇİNDEKİ SANAYİ İÇİN TARİHİ FIRSAT

Bana göre projenin en önemli taraflarından biri de burası. Osmanbey Caddesi ile Bedre Deresi arasındaki sanayi alanlarının zaman içerisinde boşalması, İnegöl şehir merkezi açısından belki de son yılların en büyük dönüşüm fırsatlarından birini doğurabilir. Düşünsenize… Bugün üretim yapılan, araçların girip çıktığı, yoğun trafik oluşturan sanayi alanları zamanla başka bir fonksiyona kavuşuyor. Orada yeni yaşam alanları… Yeni sosyal donatılar… Yeni yollar… Yeni yeşil alanlar… Belki yeni meydanlar… Belki İnegöl’ün ihtiyaç duyduğu başka şehircilik projeleri… Yani Hamzabey’de bir sanayi alanı kurulurken, İnegöl şehir merkezinde de yeni bir hayatın kapısı açılabilir. Bu açıdan baktığımızda proje aslında iki taraflı bir dönüşüm projesidir. Bir tarafta üretim gelişecek. Diğer tarafta şehir nefes alacak.

200 YIL SONRASINI DÜŞÜNMEK

Şehirler bir yılda kurulmaz. Bir şehrin bugününü planlarken aslında gelecek nesillerin hayatını da planlarsınız. Bugün atılan bir yol, 50 yıl sonra ana arter olabilir. Bugün yapılan bir sanayi bölgesi, 100 yıl sonra şehrin ekonomik omurgası olabilir. Bugün doğru yerde yapılan bir planlama, torunlarımızın yaşayacağı İnegöl’ün sınırlarını ve düzenini belirleyebilir. İşte ben bu projeye biraz da buradan bakıyorum. Belki de İnegöl’ün gelecek 200 yılını organize edecek bir adım atılıyor. Elbette 200 yıl çok uzun bir zaman. Ama bugün yapılan doğru planlamaların, gelecek kuşaklara bırakılabilecek en değerli miraslardan biri olduğunu unutmamak gerekiyor. Çünkü bizden sonraki İnegöllüler, bugün bizim verdiğimiz kararların sonuçlarıyla yaşayacak.

BÜLENT TEMELLİ VE EKİBİNE BİR TEŞEKKÜR

Burada özellikle bir parantez açmak istiyorum.Bu projenin bugün konuşulabilir, tartışılabilir ve somut aşamaya gelmiş olmasında emeği bulunan İMASKOP Başkanı Bülent Temelli ve ekibine teşekkür etmek gerekiyor. Çünkü şehirler sadece belediye binalarında yapılan toplantılarla büyümüyor. Şehrin geleceğine kafa yoran, dosya hazırlayan, kapı kapı dolaşan, kurumlarla görüşen, bürokratik süreçlerin peşinden koşan ve yıllarca sabırla çalışan insanların da büyük emeği var. Bülent Temelli’nin yaptığı açıklamalardan görüyoruz ki başlangıçta 750 dönüm olarak düşünülen alan bugün 2 bin 250 dönümlük çok daha büyük bir projeye dönüşmüş. Arazi süreçlerinde önemli aşamalar kaydedilmiş. Orman vasfındaki alanlarla ilgili çalışmalar son noktaya yaklaşmış. Şahıs arazilerinin tapu süreçleri gündeme gelmiş. Ulaşım için kılçık yollar planlanıyor. Bütün bunlar bir günde olmadı. Dolayısıyla burada emeği geçen herkese teşekkür etmek, bu şehrin bir evladı olarak bizim de görevimiz. Bülent Temelli ve ekibinin ortaya koyduğu bu vizyonu kıymetli buluyorum.

AMA ASIL İŞ ŞİMDİ BAŞLIYOR

Burada bir noktayı da özellikle belirtmek gerekiyor. Büyük projelerde en zor bölüm bazen projeyi düşünmek değil, projeyi sonuna kadar götürmektir. 2 bin 250 dönümlük bir alanı planlamak… 1.100 iş yerini hayata geçirmek…Altyapıyı oluşturmak… Ulaşım bağlantılarını kurmak… Kurumlar arası koordinasyonu sağlamak… İşletmelerin taşınma süreçlerini yönetmek… Ve şehir merkezindeki dönüşümü doğru planlamak… Bunların tamamı ciddi bir irade ve ortak akıl gerektiriyor. Bu nedenle bundan sonraki süreçte sadece İMASKOP’un değil, İnegöl’ün tamamının bu projeye sahip çıkması gerektiğini düşünüyorum. Siyasi görüşü ne olursa olsun… Hangi kurumda görev yaparsa yapsın… Hangi meslek grubuna mensup olursa olsun… İnegöl’ün geleceğini düşünen herkes bu projenin doğru şekilde ilerlemesi için katkı sunmalı. Çünkü bu proje bir kişinin, bir kurumun veya bir dönemin projesi olmamalı. Bu, İnegöl’ün ortak projesi olmalı.

BUGÜNÜN DEĞİL, YARININ İNEGÖL’Ü

Ben İnegöl’ün çok daha büyük bir potansiyele sahip olduğuna inanıyorum. Ancak büyümek sadece daha fazla fabrika yapmak değildir. Büyümek; doğru planlamaktır. Üretimi şehir yaşamıyla dengede tutmaktır. İnsanların daha iyi şartlarda çalışmasını sağlamaktır. Trafiği rahatlatmaktır. Şehir merkezine nefes aldırmaktır. Gençlere iş imkânı oluşturmaktır. Ve en önemlisi, gelecek nesillere yaşanabilir bir şehir bırakmaktır. Hamzabey’de planlanan KOBİ Organize Sanayi Bölgesi işte bu açıdan çok önemli. Bugün belki bir sanayi projesinden bahsediyoruz. Ama yarın bunun adı İnegöl’ün dönüşüm projesi olabilir. Belki çocuklarımız, torunlarımız yıllar sonra dönüp bugüne baktıklarında şöyle diyecek: “İnegöl’ün geleceğini değiştiren kararlar o yıllarda alınmış.” İşte mesele tam olarak budur. Bugün elimizde böyle bir fırsat var. O fırsatı doğru değerlendirmek ise bizim elimizde. İnegöl’ün gelecek 200 yılını düşünerek atılan her adım, bu şehrin gerçek anlamda geleceğine yapılan yatırımdır. Ve bu büyük vizyon için bir kez daha; İMASKOP Başkanı Bülent Temelli’ye, ekibine ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İnegöl için taş üstüne taş koyan herkesin emeği değerlidir. Çünkü bu şehir hepimizin. Ve bu şehrin geleceği de hepimizin ortak meselesidir.

7675b7e1-c726-41af-abbe-8fa8c528c120
Paylaş