Etiyopya’dan dünyaya dağılan “vazgeçilemeyen lezzet” kahve

Yayınlama: 08.12.2023
21
A+
A-

Kahvenin ana vatanı olarak bilinen Doğu Afrika ülkesi Etiyopya’da “Yergaceffee” adı verilen, hafif narenciye tadındaki kahve çekirdekleri zorlu ve özverili yolculuğun ardından dünyadaki tiryakilerinin beğenisine sunuluyor.

Halkın her kesimi tarafından severek tüketilen kahve, Doğu Afrika ülkesi Etiyopya’nın ekonomisinde çok önemli bir yer tutuyor. kahvenin yılda sadece yaklaşık üç aylık dönemde hasadı yapılıyor.

Ülke içinde birçok bölgede yetiştirilen kahveler, tarlalardan kabuklu meyveler şeklinde kasım-ocak ayları arasındaki sezonda toplanıyor, belirli aşamalardan geçtikten sonra kahveseverlerin beğenisine sunuluyor.

Yergaceffee kenti başta olmak üzere Sidamo, Guji, Limmu, Teppi ile Kaffa gibi birçok bölgede yetişen kahve, tadı ve aroması nedeniyle yerel halkın yanı sıra dünyada da çok rağbet görüyor.





Başkent Addis Ababa’nın 400 kilometre güneyindeki Yergaceffee’in Wenago kasabasında tarlalardan işçilerce özenle toplanıp, akşam saatlerinde kahve yıkama istasyonlarına getirilen kahve meyveleri tartıldıktan sonra işleniyor.

“Kahve, buradan dünyaya yayıldığı için ana vatanı Etiyopya diyebiliriz”

Dünya Türk İş Konseyi (DTİK) Etiyopya Temsilcisi Ozan Semerci, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 17 yıldır Etiyopya’da yaşadığını ve 3 yıldır kahve sektöründe çalıştığını söyledi.

Yergaceffee kahvesinin dünyaca tanındığını vurgulayan Semerci, kahvenin tarihiyle ilgili net ve resmi bilginin pek olmadığını ifade etti. Semerci, ülkede yetiştirilen kahveler arasında “Arabica”nın aroma ve lezzet açısından diğer ülkelerdekilerden daha kaliteli olduğunu belirtti.

Kahvenin “natürel” ve “yıkanmış” olmak üzere iki şekilde yapıldığını dile getiren Semerci, şöyle devam etti:

“Gündüz toplanan kahve meyveleri geceye doğru istasyona ulaşıyor. İşlem, gelen kahvenin miktarına göre saat 06.00’ya kadar devam edebiliyor. Burada günlük ortalama 60-70 ton kahve işliyoruz. Bu da makinemizin kapasitesine göre yaklaşık 6 saat sürüyor. Yıkama ve soyma işleminin ardından 2-3 gün havuzda bekletildikten sonra meyve kabuğunun dışındaki müsilaj ve hafif fermente oluştuktan sonra kurutma masalarına seriliyor. Güneş çok fazla olduğu zaman nem birden çıkmasın ve aroma değişikliği yaşanmasın diye üzerlerini örtüyoruz. İstasyondaki işçiler de kurutma masalarındaki kahve çekirdeklerini sürekli düzgünce harmanlıyor ve nemin dağılmasını sağlıyor.”

Semerci, kahvenin ana yurdunun Etiyopya olduğunun dünyaca bilindiğini, bu ülkeden yayıldığını kaydetti.

Brezilya ve Kolombiya’nın kahve yetiştiriciliğinde gübre kullandığını ifade eden Semerci, Etiyopya’da yetişen kahvelerin neredeyse tamamının ağaçların altında ve ormanlarda ekili olduğu için herhangi bir gübreleme yapılmadığını anlattı.

Türk kahve firmaları Etiyopya’daki hasada katılıyor

DTİK Etiyopya Temsilcisi Semerci, bazı Türk firmalarının işlemleri yerinde görmek için kahve hasadına katıldığını dile getirdi.

Türk gruplarından birinin geçen hafta hasat bölgelerini ziyaret ettiğini, başka Türk kahve firmalarının Etiyopya’ya gezi düzenlediğini aktaran Semerci, böylece tarladan paketleninceye kadarki süreci görüp şirketlerinde kullanacakları kahveleri seçtiklerini bildirdi.

Etiyopya’da 10’dan fazla kahve çeşidi bulunduğunu, bunların bölge, iklim, yükseklik, doğal şartlarına göre yerinin ya da bölgesinin ismini aldığını vurgulayan Semerci, böylece tat ve aroma olarak farkını açıkça gösterdiğini söyledi.

Semerci, Etiyopya’da Türkler tarafından bilinen ve en çok kullanılan kahvenin “Yergaceffee” olduğunun altını çizerek, bilinen diğer kahveleri de Guji, Sidamo ve Djimmah (ticari kahve) şeklinde sıraladı.

Türklerin, Etiyopya kahvesini pahalı sandığını, aslında bundan da Türk kahvesi yapıldığını ifade eden Semerci, bu şekilde menülerine koyan firmaların bulunduğunu aktararak, “Bu kahve, en çok Avrupa, Asya ülkeleri, Tayvan, Kore, Japonya’ya ihraç ediliyor. Bunlara gerçekten Etiyopya kahvesi bağımlısı bir halk diyebiliriz.” dedi.

Etiyopyalılar kahveyi toprak testide ve közde demliyor

Ozan Semerci, Türkiye’nin Etiyopya kahvesi ithalatındaki payının yüzde 5’i geçmediğini ifade ederek, gelecek yıllarda bunu yüzde 30’lara yükseltmeyi hedeflediklerini kaydetti.

Etiyopyalıların kahveyi çok koyu kavurarak, toprak testide ve közde demlediklerini, sert içim şeklinde tükettiklerini anlatan Semerci, bunun diğer ülkelerin kahvelerine göre daha aromatik ve kolay içilebilir olduğunu dile getirdi.

Türkiye’deki kahve firmalarına da çağrıda bulunan Semerci, “Etiyopya kahvesini denemelerini tavsiye ediyorum. Brezilya kahvesine göre pahalı bir kahve değil. Her standartta var. Denemeden ön yargı yapmasınlar ve denesinler. İsteyen firmalara ücretsiz numune gönderebiliriz ve memnun kalacaklar.” şeklinde konuştu.



Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.