İşitme engelli bireyler toplumda işaret dilinin yaygınlaşmasını istiyor

Yayınlama: 17.01.2024
18
A+
A-

“İşitme engelliler için görüntülü çağrı merkezlerinin yaygınlaştırılması, işaret dili bilen kişi sayısının artırılması, işitme cihazlarına ulaşımın kolaylaştırılması ve profesyonel desteğin sağlanması büyük önem taşıyor”

İşitme Engelliler Federasyonu Başkanı Muammer Ay, işitme engelli kişilerin günlük hayatta karşılaştığı sorunların azalması için toplumda işaret dilinin yaygınlaşması gerektiğini belirterek, “Sağlık Bakanlığı verilerine göre ülkemizde 2,5 milyonu aşkın işitme engelli bulunuyor. İşaret dili bilmek bugün her alanda milyonlarca işitme engellinin kulağı olmak anlamına geliyor.” dedi.

İşitme Engelliler Federasyonu Başkanı Ay, AA muhabirine, işitme engellilerin, toplumda karşılaştığı zorlukları ve beklentilerini anlattı.

Ay, 4 yaşındayken doktorunun yanlış ilaç vermesiyle işitme kaybı yaşadığını, yıllardır sol kulağının hiç duymadığını, sağ kulağının ise işitme cihazı yardımıyla duyabildiğini söyledi.







Engelsiz kişilerin işaret dili öğrenmesinin, toplumda engelleri nedeniyle bazı imkanlardan mahrum kalan kişilerin hayata tutunmasında çok önemli olduğuna dikkati çeken Ay, “Esasında işaret dili, çok büyük bir sosyal sorumluluk inisiyatifidir. Sağlık Bakanlığı verilerine göre ülkemizde 2,5 milyonu aşkın işitme engelli bulunuyor. İşaret dili bilmek bugün her alanda milyonlarca işitme engellinin kulağı olmak anlamına geliyor.” ifadesini kullandı.

“İşitme engelliler pek çok alanda kendini ifade edemiyor”

Ay, İşitme Engelliler Federasyonunun, engelli bireylere konfor alanı sağlamak ve ihtiyaç duydukları anda yanlarında olmak için 2008’den bu yana faaliyet gösterdiğini kaydederek, “Onları hayata kazandırabilmek, konfor alanlarını genişletmek için çalışıyoruz. İşaret dilinin yaygınlaştırılması için çeşitli faaliyetler yürütüyoruz bu bizim temel misyonumuz. Hem kamu kurumlarına hem de özel şirketlere eğitimler veriyoruz. Eğitim alan kişiler işitme engelli kişilerle temel düzeyde iletişim kurma becerisini kazanıyor.” diye konuştu.

İşitme engellilerin yaşadığı problemlerin, genellikle iletişim eksikliğinden kaynaklandığını aktaran Ay, “İşitme engelliler için görüntülü çağrı merkezlerinin yaygınlaştırılması, işaret dili bilen kişi sayısının artırılması, işitme cihazlarına ulaşımın kolaylaştırılması ve profesyonel desteğin sağlanması büyük önem taşıyor.” şeklinde konuştu.

Ay, işitme engellilerin en temel sorunlarından birinin işitme cihazlarına ulaşım olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

“İşitme cihazları bizlerin kulağı vazifesini görüyor fakat engelli bireylerin tamamı cihazlara rahatlıkla ulaşamıyor. İyi bir işitme cihazının fiyatı oldukça yüksek ve dövize endeksli. Koklear İmplant cihazları da var duyum eşiğini daha da artıran. Devletimiz bunu 5 yılda bir olacak şekilde kişiye ücretsiz olarak veriyor fakat parça temini, bakım ve onarımı konusunda bazı eksiklikler var. Cihazın en ufak arızasında ciddi maliyetler ortaya çıkıyor. Parçaları on binlerce lirayı bulabilen bir sistem bu ve arıza durumunda masraf tamamen kullanıcıya ait.”

“Bizim neden işitme engelli bir milletvekilimiz olmasın?”

İşitme engelli bireylerin, günlük hayatta pek çok problemle karşılaştığına işaret eden Ay, “İşitme engelliler, engelli bireyler arasında genel itibarıyla en sağlıklı görünen kişiler oluyor fakat bugün maalesef pek çok alanda kendilerini ifade edemiyorlar. Eğitimden sağlığa, alışverişten, bankacılığa, adliyeden noter işlemlerine kadar pek çok alanda büyük problemler yaşıyorlar.” dedi.

Ay, işitme engellilerle ilgili olumlu adımlar atıldığını ancak bu adımlarda ortaya çıkan bazı eksikliklerin engellilerin karşılaştığı basit bir zorlukta kritik sorunlara yol açabildiğini belirterek, şunları söyledi:

“İçişleri Bakanlığı çatısı altındaki Kadın Destek Uygulaması (KADES) çok başarılı bir örnek ancak burada işitme engellilerimiz, işaret dili bilmeyen polislerle karşılaşabiliyor. Engelli, herhangi bir adli vakada polis işaret dili bilmiyorsa kendini anlatamıyor. Çünkü profesyonel anlamda çevirmen bulmak oldukça pahalı ve zahmetli. Bunun yanı sıra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı engellilerin kullanımı için AİLEM isimli uygulamayı hayata geçirdi. Bu uygulama da gerçekten işitme engellilerimizin hayatlarına büyük kolaylık sağladı fakat bu uygulama 7/24 hizmet vermiyor. Yani geç saatte oluşan acil bir durumda müdahale edilemiyor. ”

İşitme engellilerin eğitim hayatında da bazı zorluklarla karşılaştığını anlatan Ay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İşitme engelliler ilk ve orta okulda kendilerine uygun, arkadaşlarıyla kaynaşabileceği eğitime ulaşmakta güçlük çekiyor. Bunu başarabilen öğrenciler için daha büyük zorluk üniversitede başlıyor. Maalesef Türkiye’de Eskişehir Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu dışında engelliler için eğitim veren bir üniversite bulunmuyor. Özel eğitim büyük metropoller de bile yok. En azından büyük şehirlerde üniversite eğitimlerinin verilebilmesi için çalışmalar başlatılmasını istiyoruz.”

Ay, engellilerin karşılaştığı sorunların bazılarının bürokratik engeller nedeniyle çözülemediğinin, bunun için mecliste her engelli grubundan bir milletvekilinin bulunmasının önemli olduğunun altını çizerek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Türkiye’de maalesef işitme engelli bir milletvekilimiz yok. Mecliste işitme engelli bir milletvekilinin olması, tüm engelli camiasının sesinin daha yüksek çıkması, sorunların daha hızlı çözümü anlamına geliyor. Bizim neden işitme engelli bir milletvekilimiz olmasın? Esasında bunu yalnızca işitme engelliler için söylemiyorum. Her engelli grubunun mecliste temsil edilmesi, bahsettiğimiz sıkıntıları aşmamıza, hak mahrumiyetlerinin ortadan kalkmasına yardımcı olacaktır.”



Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.