Ana içeriğe atla
Bugün · 16 Eylül 2026 Çarşambaİnegöl 14°Parçalı bulutlu
Bugün · 16 Eylül 2026 Çarşambaİnegöl 14° / Parçalı bulutlu
16 Eyl Çar 14°

Köşe Yazısı

ÖFKE ÇAĞINDA SABRI KUŞANMAK

​Günün ilk ışıklarıyla sokağa adım attığımızda sanki herkes bir yere yetişmeye çalışıyor, herkes patlamaya hazır bir bomba gibi. Trafikte biraz yavaş gidene hemen korna çalınıyor, markette sırasını bekleyen insanların yüzü gülmüyor, evde veya işte en ufak bir şeyde hemen tartışma çıkıyor. Sokakta, sitede, hayatın her alanında insanlar artık birbirine hiç tahammül edemiyor. Oysa bizi bir arada tutan, huzurumuzu sağlayan en önemli şey sabırdır.

​Dinimizde sabır öylece oturup çaresizce beklemek değildir. Ruhun güçlü olması ve zorluklara direnmektir. Kur'an-ı Kerim'de Allah bize sabırlı olmamız gerektiğini ve sabredenlerin yanında olduğunu birçok ayette söyler. Bakara Suresi'nde "Ey iman edenler! Sabır ve namazla yardım dileyin. Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir" denilmektedir. Yine başka bir ayette "Andolsun ki sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele!" buyurularak başımıza gelen zorlukların birer imtihan olduğu ve sabredersek müjdelenenlerden olacağımız bildirilir.

​Peki bu sabır ne zaman gösterilmeli? Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu konuda çok net bir ölçü koymıştır: “Hakiki sabır, musibetin ilk çarptığı andaki sabırdır.” Yani iş işten geçtikten, bağırıp çağırdıktan sonra pişman olmak sabır değildir. Asıl sabır, o olayın olduğu ilk anda kendine hakim olabilmektir.

​Buna günlük hayattan çok basit bir örnek verelim: Mesela arabayla giderken biri aniden önünüze kırdı veya haksız yere size korna çaldı. O an insanın içinden sinirlenmek, arabadan inip kavga etmek gelebilir. Ama bu sadece anlık bir öfkedir ve sonu pişmanlık, kavga, belki de çok daha kötü şeyler getirebilir. Hakiki sabır işte tam o an, sinirin tepeye çıktığı o ilk saniyede derin bir nefes alıp "Hasbunallah" diyebilmek, sakin kalıp yola devam etmektir.

​Asr Suresi'nde de belirtildiği gibi birbirimize hakkı ve sabrı tavsiye etmemiz gerekir. Zümer Suresi'nde ise Allah, sabredenlere mükafatlarının hesapsız verileceğini müjdeler. Bütün bu ayetler bize göstermektedir ki sabır, Müslümanın en büyük silahıdır.

​Eğer sabretmezsek ne olur? Öfkemize yenik düşersek hem kendi huzurumuzu hem de karşı tarafın huzurunu bozarız. Anlık bir sinir yüzünden kul hakkına girebiliriz. Dünyada pişmanlık yaşayabileceğimiz gibi, ahirette de bu imtihanı kaybetmiş oluruz.

​Hayatın her alanı—evimiz, okulumuz, iş yerimiz ve trafiğimiz—bizim için birer imtihan sahasıdır. Direksiyon başındayken veya sıradayken biraz durup düşünmek, öfkemize sahip çıkmak bizi küçültmez, aksine olgunlaştırır. İmtihanı kazanmak, o ilk öfke anında sakin kalabilmekte saklıdır.

Paylaş