İnegöl’e bağlı kırsal İsaören Mahallesi’nde bir sokak köpeği ateşli silah kullanılarak vuruldu. Fişekle vurulan ve saçmaların tüm vücuduna yayılması sonucu ağır yaralanan hayvan, İnegöl Sokak Hayvanları Bakım ve Tedavi Merkezi’nde tedavi altına alındı. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen yaralı köpek, bir gün sonra yaşamını yitirdi.
Yaşanan olayın ardından İnegöl Kent Konseyi Sokak Hayvanları Koruma ve Çalışma Grubu adına Şebnem Erkan yazılı bir açıklama yaparak, olayın yalnızca bir hayvana yönelik şiddet vakası olmadığını, vicdana, hukuka ve insanlığa karşı işlenmiş ağır bir suç olduğunu vurguladı.
Yapılan açıklamada, olayın münferit bir şiddet vakası olarak değerlendirilemeyeceği belirten Erkan, cezasızlık algısının, yetersiz denetimin ve hayvan yaşamını değersizleştiren zihniyetin bu tür olayların önünü açtığı ifade edildi. Açıklamada, ateşli silah kullanarak savunmasız bir cana zarar verebilen failin hâlen tespit edilememesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Erkan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“İnegöl’e bağlı kırsal İsaören Mahallesi’nde bir sokak köpeği, ateşli silah kullanılarak fişekle vurulmuş; saçmaların tüm vücuduna yayılması sonucu ağır şekilde yaralanmıştır. Yaralı hayvan, İnegöl Sokak Hayvanları Bakım ve Tedavi Merkezi’nde tedavi altına alınmış ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen bir gün sonra hayatını kaybetmiştir.
Yaşanan bu olay yalnızca bir hayvana yönelik şiddet eylemi değil; vicdana, hukuka ve insanlığa karşı işlenmiş ağır bir suçtur. Bu olay, münferit bir ‘şiddet vakası’ olarak değerlendirilemez. Aksine, cezasızlık algısının, yetersiz denetimin ve hayvan yaşamını değersizleştiren zihniyetin açık bir sonucudur.
Ateşli silah kullanarak savunmasız bir cana zarar verebilen failin hâlen tespit edilmemiş olması kabul edilemez bir durumdur. Hayvanlara yönelik silahlı şiddet, kamu güvenliğini doğrudan tehdit eden bir suçtur. Bugün bir sokak köpeğine doğrultulan silah, yarın başka bir canlıya yöneltilebilir.
İnegöl Kent Konseyi Sokak Hayvanlarını Koruma Çalışma Grubu olarak; failin ivedilikle tespit edilerek adli mercilere sevk edilmesini ve en ağır şekilde cezalandırılmasını, hayvanlara yönelik silahlı şiddet eylemlerinin ‘basit bir olay’ olarak değerlendirilmemesini, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun etkin ve caydırıcı biçimde uygulanmasını, failin kullandığı tüfeğe ilişkin bulundurma ve/veya taşıma ruhsatının bulunup bulunmadığının araştırılmasını, yerleşim alanı olan mahalle merkezinde ateşli silah kullanılmasına ilişkin olarak ayrıca soruşturma ve yargılama yapılmasını talep ediyoruz.
Bu olayın üzeri örtülürse, suskun kalan herkes bu suça ortak olur. Biz susmayacağız. Bir canın daha göz göre göre kaybedilmesine alışmayacağız. Hayvanlar sahipsiz değildir. Onların sesi olmaya devam edeceğiz.”
HABER: SERHAT ÇİÇEK