Ana içeriğe atla
Bugün · 31 Ekim 2026 Cumartesiİnegöl 14°Parçalı bulutlu—
Bugün · 31 Ekim 2026 Cumartesi•İnegöl 14° / Parçalı bulutlu•—
31 Eki Cmt⛅ 14°…

Köşe Yazısı

Bir örtünün ahı ve değişmeyen o sığ zihniyet

Dünyanın neresinde olursa olsun, adalet terazisi şaştığı zaman insanlığın vicdanı sızlar. Son zamanlarda kardeş ülke dediğimiz Azerbaycan’dan gelen bazı haberler ve okul kapılarında yaşananlar, ne yazık ki yüreğimizi dağlıyor. Okul çağındaki gencecik evlatlarımızın, sırf başlarındaki örtü yüzünden kapı dışı edilmesi, eğitim haklarının ellerinden alınması kabul edilebilir bir durum değildir.

​İşin en acı ve çelişkili tarafı ise şu: Aynı okullarda erkek çocuklarına bakıyorsunuz; istediği gibi giyinmekte serbest, Yahudilerin simgesi olan kippa takarak bile rahatça sınıflara girebiliyorlar. Onlara hiçbir laf yok, hiçbir engel yok! Ama sıra Müslüman bir kız çocuğunun edebiyle, iffetiyle taktığı başörtüsüne gelince bir anda okul duvarları geçilmez kalelere dönüşüyor. Bu nasıl bir mantıktır? Kıyafet serbestliği ve hoşgörü sadece başkalarına mı var? İffetini ve inancını korumak isteyen hanım evlatlarımıza bu üvey evlat muamelesi niyedir? Bu çifte standart, bu haksız uygulama adalet anlayışına da vicdana da sığmaz!

​Biz bu haksızlığa yanarken, bir de bakıyoruz ki etrafta kendini çok bilmiş zanneden sığ düşünceli bir kesim peydah oluyor. Başlıyorlar hemen o bildik nakaratlara: "Canım o çocuklara aileleri zorla taktırıyor o başörtüsünü, kendi iradeleri değil!"

​Yahu siz insanları gerçekten kendiniz gibi zorba mı zannediyorsunuz? İnsanları kendi dar pencerelerinizden değerlendirmekten ne zaman vazgeçeceksiniz? Madem o aileler o örtüyü çocuklarının başına zorla geçiriyor, madem o çocuklar mağdur... O zaman soruyorum size: O kız çocukları okula alınmadıkları zaman niye kapının önünde hüngür hüngür ağlıyorlar?

​Zorla bir şey yaptırılan insan, o şeyden kurtulunca sevinir, değil mi? "Keşke beni içeri almasalar da şu örtüden kurtulsam" der. Ama o çocuklar ağlıyor! Çünkü onlar okumak istiyor, çünkü onlar inançlarıyla, kendi hür iradeleriyle var olmak istiyor. Onların gözyaşları sizin o sığ teorilerinizi, o içi boş iddialarınızı yerle bir etmeye yetiyor da artıyor bile.

​Bir Müslümanın başını örtmesinden, Rabbine itaat etmesinden daha doğal ne olabilir ki? Bu, kulların koyduğu uydurma bir kural değildir. Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de, Nur Suresi 31. ayette açıkça şöyle buyuruyor:

​"Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, iffetlerini korusunlar... Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar..."

​Yine Ahzâb Suresi 59. ayette Allahu Teala, kadınların tanınıp eziyet görmemeleri ve korunmaları için cilbablarını (örtülerini) üzerlerine almalarını emrediyor. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de "İlim öğrenmek her Müslüman erkek ve kadına farzdır" diyerek eğitimin kutsallığını önümüze koymuştur.

​Hem Allah'ın ayetine uyup başını örten hem de Efendimizin izinden gidip ilim tahsil etmek isteyen bu çocukların önüne barikat kurmak neyle açıklanabilir? Eğitim, kılık kıyafet pazarlığına kurban edilecek bir şey değildir. O kapılarda gözyaşı döken masumların ahı kimsede kalmaz. Bırakın artık insanları kendi kalıplarınıza sokmaya çalışmayı, bırakın şu ön yargıları da çocukların eğitim hakkına saygı duyun!

Paylaş